HAYAT

Ayağı Kırılmış Bir At

Ayağı kırılan atları vurup öldürürler. Bazı aşklar tam da öyle biter. Bilirsiniz artık yürümeyecektir. Gözünüzü kapatıp ateşlersiniz silahınızı. Elinize kan bulaşır. Evet, yürümeyecekti dersiniz. İçiniz ferahlasın istersiniz bir an önce. Ama kolay değildir, gözlerinizin içine bakan bir atı öldürmek. Elinize kan…

Okumaya devam et
HAYAT

Birlikte Söylediğimiz Şarkılar

Şiirler, şarkılar, filmler her geçen yıl biraz daha fazla incitir bizi. Hayat mutlulukları ne kadar çok tattırsa da, en çok acılarımızı taşırız koynumuzda. Acılarını insan daha özenli saklıyor, tuhaf bir değeri oluyor bu acıların. Çok şey öğrettiğinden mi yoksa unutmaya…

Okumaya devam et
ÇEKMECE

İnsanoğlunun Şafağında Seslerin Dili

Muhtemelen insanoğlu konuşmadan önce iletişim için yine sesleri kullanıyordu. Fakat kensi seslerini değil. Doğada buldukları nesnelerin seslerinden faydalanıyorlardı. Ağaç kovuğuna, taşa, bir hayvanın gövdesine elleriyle farklı şiddetlerde ve farklı şekillerde vurarak yeni sesler keşfettiler. Sonra nefesleriyle nesnelere ses verdiler. Cansız…

Okumaya devam et
HİKÂYE

Rüstem ile Dilâsa

Acı çektirdiğiniz birinden size acımasını beklemeyin.  Bir seyyah, dağlar ve çöller aşarak uzaklardan haber getiren ulak Rüstem’in yolu bu defa uzundu. Birkaç defa atını ölümün üzerine sürmek zorunda kaldı. Yolda geçirdiği son gece kendisi gibi bir yolcuyla karşılaştı. Rüstem ekmeğini…

Okumaya devam et
HAYAT

Kimseye Yaranamadım

Hayatım boyunca iyi bir insan olarak kalmaya çalıştım. Mutlu ettiğim çok insan oldu. Çok insanın hayatına iyi bir şeyler kattığımı düşünüyorum. Benden haberi olmayan, kimselere söylemeden iyilik yaptığım insanlarım var. İyi bir insan olarak kalmak istedim sadece. İşimde de, özel…

Okumaya devam et
HAYAT

Ölüm Bizim Evimizdir

Bazı mezarlıklar, geceleri karanlık değildir. O mezarlıkların gece ziyaretçileri vardır. Ellerinde fenerler, mumlar, meşaleler, şarap şişeleri. Kadehlerle aydınlatırlar mezarlığı. Arkasına ağlamalar gizlenmiş gülüşlerle… Hayatın gelip geçiciliğine karşı umursamaz durmaya çalışırken bile aslında onun oyununa geliriz ya; işte bunu anlamak insanda bir…

Okumaya devam et
HAYAT

Mutluluk Hastalığı

Edip Cansever’in olağanüstü şiiri Ben Ruhi Bey Nasılım, “Niye ölmemeli öyleyse / Yaşamak mutlu bir devinimse.” dizeleriyle bitiyor, korodan önceki son bölümde.  Hayattaki pek çok duyguda olduğu gibi, mutluluk da alabildiğine göreceli, insandan insana, kültürden kültüre değişiyor. Nedir mesela sizi mutlu…

Okumaya devam et
ÇEKMECE

Çöl, Rüzgâr, Yıldızlar

Çocukken her gece uyumadan önce balkonda bir süre yıldızları seyreder, uzun süre baktığımda bana yaklaştıklarını düşünürdüm. Gördüğüm binlerce yıldız arasında kendime bir tanesini seçer, onun benim yıldızım olduğunu hayal ederdim. En parlak veya en büyük yıldız olmazdı çoğunlukla. Ama benimdi….

Okumaya devam et
ÇEKMECE

Gece Otobüsü

Bir gece otobüsüne bindiğimizi hayal et. Birkaç şehir birden geçerek São Paulo’ya varıyoruz. Bilmem kaç gün kalıyoruz bu muhteşem şehirde. Oradan yine otobüsle Santa Caterina’ya giderken bu şarkı çalıyor radyoda. İncecik bir sigara sarıp yakıyorsun, otobüsün penceresi yarıya kadar açık….

Okumaya devam et
HİKÂYE

Karanlık Oda

Çoğunlukla karşılaşmalar ve geniş arkadaş buluşmalarında bir araya gelirdik. Murat’la, Beşiktaş’ta bir kafede karşılaştığımda yanımda en yakın arkadaşlarımdan biri vardı. Masasının yanından geçtiğimiz sırada sesimizden tanıyıp seslendi. Bir arkadaşını bekliyordu, seve seve kabul edip ona eşlik etmek üzere masasındaki iki…

Okumaya devam et
HAYAT

Suret-i Endâm

Patrick Süskind’in müthiş romanı Das Parfum, koku duyusu olağanüstü seviyede olan Jean-Baptiste Grenouille adlı yarı deli bir adamın sıra dışı hikâyesini anlatıyor. Metrelerce mesafeden herhangi bir şeyin kokusunu tüm ayrıntılarıyla alabilen Grenouille’in en büyük sorunu, kendi kokusunu alamaması. Ömrü boyunca kendi kokusunu…

Okumaya devam et
HİKÂYE

Deniz Kabukları

Duygu’ya… Çoğunlukla iyi bir dert ortağı, iyi bir dinleyici oldum. Bu sebepten omzumda çok arkadaşım ağladı. Hayata ve ilişkilere dair öğrendiklerimde büyük payı var her birinin. Yanınızda biri acı çekerken, hayata karşı daha sağlam duruyorsunuz. Çünkü onun size yaslanmaya ihtiyacı…

Okumaya devam et
HİKÂYE

Kraków

2004’ten beri üzerinde çalıştığım ve bir türlü bitiremediğim romanımdan kısa bir bölüm. Bazı hatıralar, hayatımızda önemi olmayan bir şehri, atlaslarımızın başkenti haline getirir. Oraya giden trenler, uçaklar ve yorgun otobüsler için bilet yok. O şehir size yasak. O şehrin caddelerine,…

Okumaya devam et
HAYAT

Ben Hayatta En Çok Oğlumu Özlerim

Özlemenin türleri var. Hiç yokken, durduk yere aklınıza gelen özlemeler olasıdır, ziyaret eder ve giderler. Kimini de ihtiyaç duyduğunuz zamanlarda özlersiniz. O sırada yanında olmak, kollarına ve gözlerine sığınmak istersiniz. Fakat öyle özlemeler vardır ki; hep aklınızda, hep gözlerinizde, daima…

Okumaya devam et
HATIRA

Gurbete Kaçacağım, O Lacivert Ülkeye

“Gurbete kaçacağım,  o lacivert ülkeye” diye başlıyor şarkı. Çocukluğumun kasetlerinden biri olan Akdeniz Akdeniz’deki tüm diğer şarkılar gibi, Gurbete Kaçacağım da ben büyüdükçe çalıp durdu yanımda. Haytalık yıllarımda tanıdığım -bir akraba mı desem, aile dostu mu desem, arkadaşım mı desem-…

Okumaya devam et
HAYAT

Biri Olmalı

Biri olmalı. Yaslanmak, sarılmak, dokunmak, tutunmak, elini tutmak, okşamak, dur gitme demek, gidiyorum demek, gitmemek, gidememek için. Biri olmalı. Yalnızlık, bir insanın tek başına altından kalkamayacağı kadar ağır bir şeydir. Kalktınız diyelim, üstesinden geldiniz tebrikler. Peki ne kaldı sonrasına? Sizden ne kaldı geriye? Hayatta paylaşamadığınız hiçbir şeyin anlamı yoktur….

Okumaya devam et
HATIRA

İç acıların toplamı

O evde, Hamburg’un uzak ve pis bir mahallesinde, badanası kabarmış ve sıvası derin çatlaklarla dökülmüş işgal evinde tamamen yabancısı olduğum insanlarla yaşıyorum. Kaç gün, kaç hafta… Neden ve nereden geldiğimi, ne kadar kalacağımı soran kimse yok. İşleyişe tamamen uymam hiç…

Okumaya devam et
HAYAT

Boş ev

Bir evden taşınırken, eşyaları çıkardıktan sonra bomboş odalara son bir defa baktığınız o an, orada yaşananlar gözünüzün önünden geçip gider. Tek kişilik bir tören, son defa kapıyı çekip çıkmak, yeni duvarlara asılan yeni takvimler… Bir evi eşyaların değil de, duvarların…

Okumaya devam et
Çıkış