Tag

ABD

İÇİMDEKİLER

Lütfen Çimlere Basınız

Öğrencilik yıllarımda Anadolu’dan gelen bir arkadaşım, parklarda gördüğü “lütfen çimlere basmayınız” uyarısına çok şaşırdığından bahsetmişti. Çünkü çimler uzaktan seyretmek için değil, üzerine basmak içindir Metropolde doğup büyümüş her insan gibi ben de bu şaşkınlığa şaşırıp, öğretilmiş yasakları sorgulamadan nasıl da kabullendiğimizi bir defa daha düşünmeye başlamıştım. Beton ve camdan inşa edilen şehirlerde bir yudum çimen gören vatandaşın, otoban kenarı olsa…

Okumaya devam et
İlgili Yazılar
İÇİMDEKİLER
Taxicabs of New York City
01/03/2012
İÇİMDEKİLER
Manzaradan Parçalar
23/02/2012
İÇİMDEKİLER
Her Şehrin Zamanı Farklı Akıyor
15/02/2012
İÇİMDEKİLER

Taxicabs of New York City

Her şehrin simgeleri vardır. New York’un ise pek çok simgesi var. Bunlardan biri, geniş caddelerini sarıya boyayan taksileri. Amerika Birleşik Devletleri’nde “Taxicap” olarak anılan bu araçlar,  1960’lardaki sosyal huzursuzlukların yoğunlaştığı dönemde, New York’ta mecburiyetten ortaya çıktı. Mecburiyetin sebebi, suç oranındaki artışa paralel olarak, şehirde yaşayan insanların ulaşımda bazı güvenlik sorunları yaşaması oldu. Taksilerin ayırt edilmesi ve kontrol altında tutulabilmesi için…

Okumaya devam et
İlgili Yazılar
İÇİMDEKİLER
Lütfen Çimlere Basınız
02/03/2012
İÇİMDEKİLER
Manzaradan Parçalar
23/02/2012
İÇİMDEKİLER
Her Şehrin Zamanı Farklı Akıyor
15/02/2012
İÇİMDEKİLER

Manzaradan Parçalar

Denizin rengi gökyüzünden geliyor. Güneş açtığında, bulutların rengiyle süslenen denizi seyretmek, diğer zamanlarda olduğundan daha büyük bir zevk veriyor. Los Angeles’ta, Santa Monico yakınlarında bu fotoğrafı çekerken, insanların denizi seyredişlerini seyrediyordum. Uzun çite yaslanmış ve oturmuş insanlar kendi alemlerinde. Kasım 2009 – Los Angeles/ABD

Okumaya devam et
İlgili Yazılar
İÇİMDEKİLER
Lütfen Çimlere Basınız
02/03/2012
İÇİMDEKİLER
Taxicabs of New York City
01/03/2012
İÇİMDEKİLER
Her Şehrin Zamanı Farklı Akıyor
15/02/2012
İÇİMDEKİLER

Her Şehrin Zamanı Farklı Akıyor

Bir şehrin ruh haline bürünmek, kalabalığına karışmak ve kaybolmak için yapmanız gereken en önemli şey, o şehrin zaman akış hızına uymak. O şehrin sakinleri nerede ne yapıyorsa aynı yolu izlemek. Aynı hızda adımlar atarak yürümek. Etrafa şaşırmadan bakmak. Belki bu sayede şehir sizi kabul eder. Aynı zaman, aynı gökyüzü altında yaşadığınızı duyumsamanız için bu şart. Bu şehrin göğünün altında gördükleriniz,…

Okumaya devam et
İlgili Yazılar
İÇİMDEKİLER
Lütfen Çimlere Basınız
02/03/2012
İÇİMDEKİLER
Taxicabs of New York City
01/03/2012
İÇİMDEKİLER
Manzaradan Parçalar
23/02/2012
Genel, İÇİMDEKİLER

Ufuk Çizgisi

Çizgiler genellikle böler, ayırır, parçalar, engeller, sınır koyar, çerçeveleyip hapseder. Araya bir çizgi koymanın vakti geldi dersiniz. O çizgi aşılamaz. Çizginin gerisinde durur adımlarınız. Bir ülkeye giriş yaparken pasaport kontrol noktasındaki kırmızı çizginin gerisinde beklemek gibidir. Ufuk çizgisi en iyi niyetli olandır. O, gökyüzüyle yeryüzünü ayırır. Görüldüğünde huzur verir. Ey denizlerin, karaların, gökyüzünün nişanı, atlasların şahı! İşte bu, ruhunun ufuk…

Okumaya devam et
İlgili Yazılar
İÇİMDEKİLER
Lütfen Çimlere Basınız
02/03/2012
İÇİMDEKİLER
Taxicabs of New York City
01/03/2012
İÇİMDEKİLER
Manzaradan Parçalar
23/02/2012
İÇİMDEKİLER

Karşı Kıyı

Denizlerin karaları böldüğünü sanırız fakat durum hiç de öyle değildir. Sadece bazı denizler -İstanbul’daki gibi- karaların arasında durup karşı kıyıya bakma lüksünü bizlere sunar. Bir adaya bakmak değil ama! İçinden deniz geçen şehirler daima benzersiz bir ayrıcalıkla diğerlerinin önüne geçiyor. O denizlerin üzerinden geçen köprüler, o köprülerin altından geçen sular. İçinden deniz geçen şehirlerde hayat çok hızlıdır. Köprünün altından çok…

Okumaya devam et
İlgili Yazılar
İÇİMDEKİLER
Lütfen Çimlere Basınız
02/03/2012
İÇİMDEKİLER
Taxicabs of New York City
01/03/2012
İÇİMDEKİLER
Manzaradan Parçalar
23/02/2012
İÇİMDEKİLER

Golden Gate’in Önündeki Martı

Bu sonbahar San Francisco’da kısa ama güzel bir gün geçirdim. Yakın bir arkadaşım Timur’la öğleden sonra Golden Gate’i seyretmek üzere yola koyulduk. Parka vardığımızda bizi kararlı bir sis karşıladı. Hiç canımızı sıkmadık. Çimlere uzandık, zamanın geçmesini bekledik sabırla. Biliyoruz ki güneş çökünce sis dağılacak, bize billur bir gökyüzü kalacak. Orada birkaç saat oyalandık. Güneş aldı yükünü gitti, bizi manzarayla baş…

Okumaya devam et
İlgili Yazılar
İÇİMDEKİLER
Lütfen Çimlere Basınız
02/03/2012
İÇİMDEKİLER
Taxicabs of New York City
01/03/2012
İÇİMDEKİLER
Manzaradan Parçalar
23/02/2012
İÇİMDEKİLER

San Francisco Sokaklarında

San Francisco’nun en önemli simgelerinden biri olan “cable car”lar, engebeli sokakların ve caddelerin vazgeçilmezi. Neredeyse şehir kadar eski olan bu toplu taşıma araçları, adeta yerdeki teleferikler gibi. Sürekli hareket eden bir kabloya bağlı olarak sabit bir hızda giden bu arabalar, San Francisco’nun hâlâ en önemli ulaşım aracı. 1840’larda ilk olarak Londra’da kurulan cable car’lar, 20 yıl sonra New York’a, 1973’te…

Okumaya devam et
İlgili Yazılar
İÇİMDEKİLER
Lütfen Çimlere Basınız
02/03/2012
İÇİMDEKİLER
Taxicabs of New York City
01/03/2012
İÇİMDEKİLER
Manzaradan Parçalar
23/02/2012
İÇİMDEKİLER

Kaldırımda Yürümek

Modern şehirlerin kaldırımları, binaları gibi eksik ruhlu. Eskiliği korunmuş şehirlerin kaldırımları ise sizlere hikayeler sunar. O kaldırımlarda elleriniz cepte, bir şarkı tutturup adımlarınızı kolaylaştırabilirsiniz. İstanbul’un kaldırımları genellikle dar, hasarlı, gereğinden yüksek, ayrıca otomobil ve dükkanların işgali altında. Sıklıkla kaldırımdan yola inmeniz gerekir. Üstelik ne yazık ki insanımız, -çoğunlukla- trafikte nasılsa, kaldırımda yürürken de öyle. Anlayışsız, kaba ve bencil. Otomobille yol…

Okumaya devam et
İlgili Yazılar
İÇİMDEKİLER
Lütfen Çimlere Basınız
02/03/2012
İÇİMDEKİLER
Taxicabs of New York City
01/03/2012
İÇİMDEKİLER
Manzaradan Parçalar
23/02/2012
İÇİMDEKİLER

Şehirde Bir Yeşil

New York’ta, gökdelenleri ve görkemli binalarıyla ünlü Manhattan’ın göbeğinde 3.6 km²’lik bir bir doğal alan var. Dünyaca meşhur Central Park’ın varlığı, modern şehirle yeşilin yanyana durabildiğinin kanıtı. 7. Cadde’den, yüksek binaların arasından yürüyüp Central Park Sokağı’ndan karşıya geçip park kapısından içeri girince, dünya değişiyor. Az önce etrafı saran otomobiller ve bir yerlere yetişmeye çalışan telaşlı insanların yerini ağaçlar, sincaplar, spor…

Okumaya devam et
İlgili Yazılar
İÇİMDEKİLER
Lütfen Çimlere Basınız
02/03/2012
İÇİMDEKİLER
Taxicabs of New York City
01/03/2012
İÇİMDEKİLER
Manzaradan Parçalar
23/02/2012
İÇİMDEKİLER

Yaza Elveda

Benim için vedalaşması en zor mevsim yaz. Yazları insan daha özgürdür. Dışarıda olmanın aşırı sıcaklar haricinde bir mehsuru olmaz. Çimlere uzanıp, ağaç dalları arasından süzülen dik güneş ışınlarını seyredebilirsiniz. Deniz, gökyüzü, bulutlar yazları bir başka güzel görünür. Bitkiler, hayvanlar, çocuklar, vapurlar, kediler daha neşelidir yaz günlerinde. Vedalaşması en zor mevsim yaz. Yokluğunu belli eder. Ben her sonbahar, yazla vedalaşmanın hesabını…

Okumaya devam et
İlgili Yazılar
İÇİMDEKİLER
Lütfen Çimlere Basınız
02/03/2012
İÇİMDEKİLER
Taxicabs of New York City
01/03/2012
İÇİMDEKİLER
Manzaradan Parçalar
23/02/2012
Genel, İÇİMDEKİLER

Başka Dilde Aşk

Hangi dilde söylenirse söylensin, hangi alfabeyle yazılırsa yazılsın aşk çok güzel. Duygusunu yüklenmiş kelimelerden. Amerikan kaynaklı Pop Art akımının öncülerinden Robert Indiana’nın Love adlı heykeli örneğin… Bir heykel; çünkü aşkı, kendi dilinde en güzel anlatan sanat eserlerinden biri. New York’ta, Eighth Avenue’daki kopyasını fotoğrafta görüyorsunuz. Hiç ummadığım bir anda karşımda gördüm ve karşısında durarak birkaç kare fotoğrafını çektim. Esasında Robert…

Okumaya devam et
İlgili Yazılar
İÇİMDEKİLER
Lütfen Çimlere Basınız
02/03/2012
İÇİMDEKİLER
Taxicabs of New York City
01/03/2012
İÇİMDEKİLER
Manzaradan Parçalar
23/02/2012
Genel, İÇİMDEKİLER

Gülümseyişlerin En Güzeli

Hiçbir şey beni, bir çocuğun gülümseyişi kadar mutlu edemez. Gülen bir çocuğun yüzündeki aydınlık, o coşkulu bakış için çok büyük şeyler gerekmiyor. Büyüdükçe daha zor mutlu oluyoruz. Ve bizi mutlu eden herhangi bir şeyin ömrü de, bir çocuğun oyuncağından aldığı ilk heyecan kadar sürüyor. Eylül 2010 – San Francisco/ABD  [box type=info] Kamera modeli: Canon EOS 50D F durağı: f/5.6 ISO hızı:…

Okumaya devam et
İlgili Yazılar
İÇİMDEKİLER
Lütfen Çimlere Basınız
02/03/2012
İÇİMDEKİLER
Taxicabs of New York City
01/03/2012
İÇİMDEKİLER
Manzaradan Parçalar
23/02/2012
Çıkış