Kategori: Genel

Devamını oku

Bir Çiçek Dükkanım Olsa

Sevdiği işi yapan insanları hep şanslı bulmuşumdur. Ben de onlardan biriyim. 19 yaşımdan beri gazetecilik mesleğinin içindeyim. Hayatımı yazarak ve yayın yöneterek kazandım. Başka bir mesleğe sahip olmayı hiç düşünmedim. En azından şimdiye kadar 🙂 […]

Devamını oku

Pencere Önü Çiçeği

Sizin de benim gibi bahçeniz yoksa, çiçekleriniz için pencere pervazları ve balkon korkulukları mecburi ikametgahlar olur. Akvaryumculuğa benzetiyorum çiçek büyütmeyi. Aynı dinginlik, aynı sakinlik, aynı sabır ve titizlik var. Çok sevmeme rağmen istediğim kadar vakit […]

Devamını oku

Bir Kedi, Bir Adam, Bir Köpek

Karşı apartmanda ikamet eden hayvan dostlarımızla balkondan balkona kurduğum bir iletişim var. Genellikle pencereden seyrediyorum onları. Munis bir kedi, oyun özlemiyle yanıp tutuşan bir köpek. İkisi de evin dışında, caddede akan hayata bakıp duruyorlar günün […]

Devamını oku

Bazen Gözlerimizi Kapatınca Daha İyi Görürüz

İlk gençlik yıllarımızda yaşadıklarımız, acısıyla tatlısıyla hatırlayınca gülümsediğimiz anılarımız, kişisel tarihimizin belki de son masum kalıntıları. 20’lerimizden hemen önce, gözlerimizi yeni açmışken, her şeyi yanılarak öğrendiğimiz o yıllarda ne yaşarsak kâr. En çok da aşklar… […]

Devamını oku

Susma Hakkı

Uzun süreli ilişkilerde (arkadaşlıklar da dâhil olmak üzere), kişilerin karşılaştıkları sorulardan biri “hâlâ birbirinize anlatacak bir şeyler bulabiliyor musunuz” oluyor. Sorulmasında bir mantıksızlık yok bence. Yıllarca birlikte vakit geçiren, yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen insanlar konuşulacak […]

Devamını oku
bilimkurgu yazarları

Elma dersem çık, armut dersem çıkma

Çocukların sokakta oynadığı mahallerin sayısı azaldı. Yaşıtlarımla ve benden büyüklerle çocukluk dönemlerimizi konuşurken hep aynı konuşmalar geçiyor. “Bizim çocukluğumuz sokaklarda geçti; şimdiki çocuklar bu konuda çok şanssız.” Doğru, hayat sokaktaydı çocukluğumuzda. Yeni çocuklar için ise […]

Devamını oku

Ceketimi Alırım ve Giderim

Düşünceler zincirine kapıldığım anlardan birinde, kendimi Shakespeare’in ünlü Seven Ages of Man (İnsanın Yedi Yaşı) tiradında buldum. “Tüm dünya bir sahne. Tüm erkek ve kadınlar yalnızca oyunculardır…” diye başlayan eserde insanın hayatı boyunca pek çok […]

Devamını oku

Çocuklar Gibi

Hepimiz bir zamanlar çocuktuk. Kimimiz çocukluğumuzu olması gerektiği gibi, oyunlara doyarak geçirdik, kimimizin içinde bir parça ukte kaldı. Fakat kesin bir şey var ki, asla bırakmıyoruz çocuklar gibi olmayı. Bir yanımız çocuk kalıyor ve ne […]

Devamını oku

Hatıralar gökyüzü gibi, gitmiyor üzerimizden

Sade bir yaşanmışlık, kazara “anı” olacakken hani, çok zaman sonra anlarsınız bunun bir “hatıra” olduğunu. Ne zaman hatıra oluverir, ne zaman gelir, ne zaman belirir? Bir anıdan hatıra devşirebilir misiniz? Veya şöyle sorayım; geçmişinizden bir […]

Devamını oku

Kadınlar Seyredilişlerini Seyrederler

John Berger, bir yazısında erkeklerin davrandıkları gibi, kadınların ise göründükleri gibi olduklarını ifade ediyor. Berger’ın şu sözü ise yazının en can alıcı kısmını oluşturuyor: “Erkekler kadınları seyrederler. Kadınlarsa seyredilişlerini seyrederler.” Dünyanın önde gelen sanat eleştirmeni […]

Devamını oku

Başka Dilde Aşk

Hangi dilde söylenirse söylensin, hangi alfabeyle yazılırsa yazılsın aşk çok güzel. Duygusunu yüklenmiş kelimelerden. Amerikan kaynaklı Pop Art akımının öncülerinden Robert Indiana’nın Love adlı heykeli örneğin… Bir heykel; çünkü aşkı, kendi dilinde en güzel anlatan […]

Devamını oku

Steve Jobs’un Isırık Aldığı Elma

Ünlü İngiliz matematikçi Alan Turing, 2. Dünya Savaşı’nda Alman’ların “Wehrmacht Enigma” adlı meşhur şifreleme makinesinin çalışma prensibini çözümleyerek tarihe geçmiş bir bilim adamı. Savaş tarihçilerine göre, Turing’in yönettiği Bletchley Park enstitüsünün bu başarısı sayesinde savaş […]

Devamını oku

Beden Dili

Dans, bedenin şarkı söylemesidir. Bazen yüksek sesle, bazen fısıldayarak. Coşkulu veya hüzünlü. Gözleri, dili, yüzdeki ifadeyi tamamlar beden. Bir insana sadece dilinizle “gitme” demeniz yetmeyecektir. Kollarınız, göğsünüz, diziniz, başınız da “gitme!” diye haykırmalı. Kusursuz bir […]

Devamını oku

Sonsuzluğun Zıttı Unutulmaktır

Onunla birlikteyken, konuşurken, gülerken ve gündelik hayatı yaşarken de unutulabilirsiniz. Unutulmanın mesafeyle bir ilgisi yok. Mesele fiziksel uzaklık değil ki zaten. Başka bir uzaklık. Sonra sonra fark edilen bir uzaklık. Sonsuzluğun zıttı unutulmaktır. Haziran 2011 […]

Devamını oku

Beklemenin Resminin Fotoğrafı

Bu kafede, dışarıdaki iki kişilik masada uzun süre bekledi. Onun artık gelmeyeceğinden emin olduğu anda kalkıp gitti. Bir insan bazen giderken yüzünden bir parça, bir bakış bırakıyor. Üstelik o kafede bıraktığı şey, bir yüzden ibaret […]

Devamını oku

Gülümseyişlerin En Güzeli

Hiçbir şey beni, bir çocuğun gülümseyişi kadar mutlu edemez. Gülen bir çocuğun yüzündeki aydınlık, o coşkulu bakış için çok büyük şeyler gerekmiyor. Büyüdükçe daha zor mutlu oluyoruz. Ve bizi mutlu eden herhangi bir şeyin ömrü […]

Fotoğraf çekmek

Fotoğrafa ilgim çocukluk yaşlarımda başladı. Bir fotoğrafın izini sürmeyi, görüntünün içindeki hikayeleri, parmak izlerini, ipuçlarını, sırları çözmeye başlayalı çok uzun zaman oldu. Fotoğraf çekmek ise apayrı bir dünya sunuyor. Çekerken tek kişilik bir şey. O […]

Devamını oku

Arz-ı Dîdar

Sandıkta duran besteleri kaydetmenin zamanı geçiyor. Yenilerini yapmak için eskilerden gözüme çarpanları ayıklamalıyım. Bunun için elbette müzik çalışmaya düzenli vakit ayırmam gerekiyor. Hafta sonu uzun zamandan sonra bir başlangıç yaptım. Özkan ve Halkım’la dostluğum 15 […]

Devamını oku

Balıklar ve karıncalar

Sular yükselince balıklar karıncaları yer. Sular çekilince de karıncalar balıkları. Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmesin. Kimin kimi yiyeceğine suyun yüksekliği karar veriyor.