Kategori

ÇEKMECE

ÇEKMECE

Çocuklar, Takvimler, Aynalar

Perulu kısa öykü yazarı Julio Ramón Ribeyro’nun, Prosas Apátridas adlı kitabında yer alan şu bölüm sanırım benim gibi pek çok babayı derin düşüncelere sürükleyecektir: “Bir baba için en hakiki takvim kendi çocuğudur. Aynalardan ve yıllıklardan çok kendi çocuğumuzda varırız gelip…

Okumaya devam et
ÇEKMECE

Renkli Rüyalar Filmi

Gerçekle kurguyu tam da böyle, iç dünyamıza yelken açarak, tenimizi okşayarak harmanlayan filmlerin (hele hele içinde bir de aşk varsa!) tadına doyum olmuyor. Galiba içimizdeki çocuğa da el sallıyor, böyle filmlerdeki işte o saf ve sevimli dokunuşlar. La science des…

Okumaya devam et
ÇEKMECE

İnsanoğlunun Şafağında Seslerin Dili

Muhtemelen insanoğlu konuşmadan önce iletişim için yine sesleri kullanıyordu. Fakat kensi seslerini değil. Doğada buldukları nesnelerin seslerinden faydalanıyorlardı. Ağaç kovuğuna, taşa, bir hayvanın gövdesine elleriyle farklı şiddetlerde ve farklı şekillerde vurarak yeni sesler keşfettiler. Sonra nefesleriyle nesnelere ses verdiler. Cansız…

Okumaya devam et
ÇEKMECE

Çöl, Rüzgâr, Yıldızlar

Çocukken her gece uyumadan önce balkonda bir süre yıldızları seyreder, uzun süre baktığımda bana yaklaştıklarını düşünürdüm. Gördüğüm binlerce yıldız arasında kendime bir tanesini seçer, onun benim yıldızım olduğunu hayal ederdim. En parlak veya en büyük yıldız olmazdı çoğunlukla. Ama benimdi….

Okumaya devam et
ÇEKMECE

Gece Otobüsü

Bir gece otobüsüne bindiğimizi hayal et. Birkaç şehir birden geçerek São Paulo’ya varıyoruz. Bilmem kaç gün kalıyoruz bu muhteşem şehirde. Oradan yine otobüsle Santa Caterina’ya giderken bu şarkı çalıyor radyoda. İncecik bir sigara sarıp yakıyorsun, otobüsün penceresi yarıya kadar açık….

Okumaya devam et
ÇEKMECE

L’enfance

Geldim, kapını çaldım. Gitmiştin. Deniz kokusuyla doluydu veranda. Deniz hep benden önce gelmiştir gittiğim yerlere. Birkaç söz söylemek için gelmiştim. Sesini dinledim. Çocuk sesini. Birkaç adım, kapının eşiğinden içeriye doğru. Mevsimlerden yazdı ama kış gibi sessizdi sahil. Burası sanki hep…

Okumaya devam et
ÇEKMECE

İnsanın acısı

İnsanın acısı hiç bir şeye benzemez. İnsan acısı ağaç olur, su olur, dağ olur. İnsanın acısına hiç bir şey dayanmaz. Su kurur, taş sessiz kalır, dağ acıyla inler. İnsan kadar naif, insan kadar zalim canlı yoktur. Bundandır ki en güzel…

Okumaya devam et
ÇEKMECE

Şövalyelerin kanı mavi akar

Orta Çağ döneminde, İngiltere’de yaygın bir inanışa göre soyluların kanları mavi imiş. Bu rivayetin pek çok farklı hikâyesi var. Alabildiğine beyaz tenli soyluların kan damarlarının belirgin biçimde görünmesi ve -aslında soylu olmayanlardaki gibi- damarların mavi renge sahip olması en yaygın…

Okumaya devam et
ÇEKMECE

Hemzemin

John Berger, “Buluştuğumuz Yer Burası” adlı kitabındaki Lizbon bölümünde şöyle diyor: “Annem ağladığı zaman yüzünü benden başka bir yana çevirmeye çalışırdı. O ağlarken ben beklerdim, uzun bir trenin hemzemin bir geçitten geçip gitmesini beklediğim gibi.” Gerçekten de erkeğin en büyük…

Okumaya devam et
ÇEKMECE

Paramparça

Hayattaki en acı verici şeylerden biri nedir biliyor musunuz? Hayal kırıklığı. Hiçbir merhem iyileştiremez derin bir hayal kırıklığının açtığı yarayı. En büyük ve onarılmaz hayal kırıklıklarını, en sevdiğimiz ve üzerlerine hayaller bina ettiklerimiz açar. Kırılma değil ki bu. Dev bir…

Okumaya devam et
ÇEKMECE

Ayrıntılar Cumhuriyeti

Küçük şeyler asla küçümsenmeye gelmiyor. Önemsiz gibi görünen detayların esasında hayatımızın bütününde, aldığımız kararlarda veya insiyatifimiz haricinde gelişen tesadüflerde ne kadar da etkin olduğunu zaman içinde anlıyoruz. Çağrışımlar da öyle. Âşık olmak büsbütün bir çağrışım oyunudur. Çağrışım perileri hiç bilmediğimiz…

Okumaya devam et
ÇEKMECE

Küçük kediler neden ölmez?

Romain Gary, bir romanında soruyor “küçük kediler neden ölmez” diye. Cevabı içinde gizli bu yazıda, büyümenin trajik yanına yapılan gönderme, satır aralarında okunabiliyor. Söylenen odur ki; tanrı, cenneti yaratırken küçük kediler için yer ayırmayı unutmuştur. Bu sebepten, tanrı küçük kedilerin…

Okumaya devam et
ÇEKMECE

Şopen’in ruhundaki karmaşa

Sanki doğduğumdan beri biliyorum, hep kulağımdaydı. Şopen’in, iç dünyasındaki karmaşayı en iyi ifade ettiği bestesi, 1 numaralı baladı (G Minör Opus 23) Sadece belli bir ana ait karmaşadan söz etmiyorum; hayatının uzunca bir dönemine -veya tümüne- ait iniş-çıkışları, dalgalanmaları, içe…

Okumaya devam et
ÇEKMECE

Senza fiato

İtalya’nın kuzeyinde, Bastiglia’da sabahın erken saatleri. Duman tüm ağırlığıyla çökmüş şehre. Hava eksilerde. Kaldığım köhne otelin kapısından adımımı attığımda, sokaklarda tek bir otomobil ve insanın olmaması beni şaşırtmıyor. Beni şaşırtan, bu ölü şehirde ne aradığımı unutmuş olmam. Hah, evet hatırladım!…

Okumaya devam et
ÇEKMECE

Ich gehöre nicht zur Baader/Meinhof Gruppe

“Ich gehöre nicht zur Baader-Meinhof Gruppe”, yani “Ben Baader/Meinhof Grubu’na ait değilim”. 70’lerin Almanyası’nda, dönemin en etkili Alman sol örgütü RAF’ın (Rote Armee Fraktion) ses getiren eylemler yapmasıyla artan polis baskısına karşı, “sade vatandaşların” kendi otomobillerine yapıştırdığı bir sticker yazısı……

Okumaya devam et
ÇEKMECE

Merhamet

Her gün bir defa daha emin oluyorum. En çok merhamete ihtiyacımız var. İnsanlığın yok oluşu, bu duygusunu yitirmesiyle başlıyor. Her yerde, ama her yerde. Evde, okulda, işte, sokakta, otobüste, her yerde; sadece tanıyıp sevdiklerimize değil, tamamen yabancı olanlara da merhamet…

Okumaya devam et
ÇEKMECE

Kürk Mantolu Madonna

Floransa’da, Dalleria Degli Uffizi resim müzesinde sergilenen Madonna Delle Arpie adlı tablo, bize gelecekten bahsediyor. Bir insanın geleceğinden. Bazıları ona, geleceğinin yazılmış olduğunu söylüyor. Aslında yalnız değil -elbette büyüyünceye kadar-. Anneler, çocuklarından uzakta olsalar da, meleklerini görevlendirirler. Buna tüm içtenlikleriyle…

Okumaya devam et
ÇEKMECE

Karadeniz’de Batan Gemiler

“Allah büyük ama kayık küçük” derler Karadeniz’in doğusunda insanlar. Karadeniz’de bırakın bir kayığı, dev gemiler bile küçücük kalır. Sinop’tan başlar, ta Hopa’ya kadar devam eder Karadeniz’in doğusu. Sanki deniz orada daha bir heyecanlı, daha bir hırçın döver kıyıları. Karadeniz’de gemiler…

Okumaya devam et
ÇEKMECE

Bir Şair Ne Zaman Ölür?

Bir şair ne zaman ölür? Şairler ve şiirseverler arasında sıklıkla konu olan bir sorudur. Cevabı bilinmez. Belki de sadece şairin kendisi bilir bu sorunun cevabını. Şairlerin son dönem şiirlerine bakılacak olursa, ölümün ağırlığı hissedilir. Cemal Süreya’nın, Edip Cansever için söylediği…

Okumaya devam et
Çıkış